22:02  ITOROSLAR BELEDİYESİ’NDEN ÇOCUKLARA TATİL HEDİYEDİ  22:01  CHP’LI ÖZDEMIR: 11 İLDE ÇOCUK İZLEM MERKEZI YOK, ÇOCUKLAR İKINCIL TRAVMAYA AÇıK  19:02  MEZİTLİ BELEDİYESİ’DEN YAYLALARDA HİZMET SÖZÜ  19:01  BAŞKAN YILDIZ, AKDENİZ ULUSLARARASI TEKSTİL FUARI’NDA  19:01  YENIŞEHIR’DE SERTIFIKA TÖRENI  01:31  MERSIN CHP’DEN KESK’E DESTEK  00:31  DUDU İREM TOROS’YAN HUZUREVİNE ZİYARET  18:47  VALİ TOROS, TARSUS OSB TOPLANTISINDA  18:48  MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DEN KADIN MOBİLYA USTALARI  20:52  CHP’DEN BURS TEPKISI  20:51  EMEKLILER KARARLı  21:12  TOROSLAR’DA KURTULUŞ KUPASI COŞKUSU  21:11  VALİ TOROS’TAN OKUL MÜDÜRÜ KARA’YA ZİYARET  21:11  BAŞKAN TUNCER’DEN10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI  21:10  BAŞKAN SEÇER’DEN MERSİN GAZETECİLER CEMİYETİ’NE ZİYARET  23:19  ULUSAL UMKE HAFTASı KUTLANıYOR  23:18  BAŞKAN ÖZYIĞIT, ŞAMPIYON SPORCULARLA BULUŞTU  22:40  SAHNE KADıN GAZETECILERIN  22:36  YENIŞEHIR BELEDIYESININ İNGILIZCE KURSU BAŞLADı  22:32  BÜYÜKŞEHIR’DEN KıRSAL MAHALLERE ŞENLIK COŞKUSU 

Mustafa Esmer Cezngiz’in Kaleminden
   

Temmuzun Onbiri Günlerden Pazar...

 
   

Mersin cayır cayır; durulacak gibi değil!
Kendini ya denize atacaksın ya da yaylaya.
Ben ikincisini seçtim. Sahilden bin iki yüz metre yukarılara, Toroslara…

Toprak, sıcaktan tütse de çınar altları yaşamaya değer.

Hemen yanı başımdaki pınar köpük köpük, çağıl çağıl!

Koşuşturulan demli çayları yudumluyoruz.
Oh be, dünya varmış!

Birer çay daha, birer çay daha!
Ben bir ayran alsam, diyorum; şöyle köpüklü, buz gibi yayık!

Yok, diyor kahveci; şaşırıyorum. Yaylada ayran olmaz olur mu hiç!
Acı acı gülümsüyor ihtiyar bilgelerden biri; yaylada davar mı bıraktılar ki yoğurt olsun, ayran olsun diyor.

Derin bir iç geçiriyor bir diğeri; bunlar , diyor, elin gavuruna muhtaç etti milleti; davarcılık sizlere ömür buralarda. Yaylacılar sütü, yoğurdu şehirden getirir oldular yıllar yılı.
Eskiden öyle miydi ya! Diye lafa giriyor bir başkası ve devam ediyor:
Herkesin en az bir ineği, birkaç keçisi, koyunu olurdu. Rahat rahat besler, çoğaltırdık.
Keser mangallardık; kavurur kazanlardık. Nerdeyse iki kışlık peynir tulumlardık, atardık kilerin bir köşesine. Kalanı da una, şekere çevirirdik. Herkes kendine yeterdi buralarda, kendi yağınla kavrulur giderdi vesselam!
Şimdi?
Çoluk çocuk süte hasret, et, kurbandan kurbana; o da belki!
Sorduğuma soracağıma pişman ettiler beni. Dilim kopsaydı da “ayran” demeseydim keşke!
Buğday deseydim, tütün deseydim, fındık deseydim ne fark ederdi sanki!
Her şey ortadaydı aslında.

Yaylada da kışlada da köylü perişan, köylü kan ağlıyor,köylü yanıyor.
Köylü yüreğini serinletecek bir dil arıyor, umut arıyor, önder arıyor.

Öyle kuşkulu kuşkulu bakıyorlar ki yüzlerimize;yüzlerinde yıllardır kandırılmış olmanın ezikliği… Yüzümüz kızarıyor.
Sahilden binlerce metre yukarılarda durum bu. 
Yüreğin götürecekse git de bir bak istersen; hele bir deşiver içlerini de bir gör…
Köylü milletin efendisidir, demişti Atatürk.
Öyle olmasını istiyor , özlüyordu besbelli.
Ama öyle değil işte. 
Gözlerimle gördüm.

Temmuz /Mersin..
Mustafa Esmer Cengiz

 
 

 
   


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

 
  FLAŞ HABER


  HAVA DURUMU
 
  FLAŞ HABER

 
  ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün

 


 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE MERSİN HABERLERİ ÖZEL HABERLER SPOR HABERLERİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinolay.com © Copyright 2014-2026 Tüm hakları saklıdır! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA