Mesai saatleri dışında yaşanan tatsızlık nedeniyle Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum.
Açıkça ifade etmek gerekir ki; bir insanı yaşam tarzı üzerinden hedef almak ne siyasetin doğasına yakışır ne de toplumsal vicdanda karşılık bulur. Bu yaklaşım; fikir üretememenin, çözüm ortaya koyamamanın ve çaresizliğin bir yansımasıdır.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki; bir belediye başkanının nerede oturduğu, ne içtiği ya da hangi ortamda bulunduğu değil; kenti için ne yaptığı, halka nasıl dokunduğu ve kamu sorumluluğunu nasıl taşıdığı önemlidir.
Siyaset, insanların özel hayatlarına müdahale ederek değil; projelerle, hizmetlerle ve toplum yararına atılan adımlarla yapılır.
Gazetecilik ilkeleri gereği de altını çizmek gerekir ki; kişisel yaşam alanlarını hedef alan bu tür yaklaşımlar kamuoyunu bilgilendirme amacından uzak, yönlendirici ve yıpratıcı bir dilin ürünüdür.
Bir gazeteci olarak; kişisel hayatlar üzerinden yürütülen bu tartışmaları doğru bulmuyor, kamu yararı ekseninde yapılan her çalışmanın desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.